Sarıgöl’de Tatlı Gelenek Mahalleleri Birleştiriyor
Manisa’nın bereketli topraklarında, özellikle Sarıgöl ilçesinde, her yıl bağ bozumu sonrası tatlı bir telaş yaşanır. Dünyaca ünlü Sultaniye üzümlerinin hasadıyla birlikte evlerin bahçelerinden mis gibi kokular yükselmeye başlar. Bu kokular, asırlardır devam eden geleneksel pekmez yapımının habercisidir. Komşuların, akrabaların ve dostların bir araya geldiği bu özel süreç, sadece bir gıda üretimi değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma ritüelidir. habergrup.com.tr ekibi olarak biz de bu tatlı geleneğin izini sürdük.
İmece usulüyle gerçekleştirilen pekmez yapımı, mahalle kültürünün en güzel örneklerinden birini sergiliyor. Bir evin bahçesinde kurulan dev kazanların etrafında toplanan kadınlar, erkekler ve hatta çocuklar, herkesin bir görevi olduğu bu hummalı çalışmaya katılır. Bu süreç, nesiller arası bilgi aktarımının da en doğal halidir; anneler kızlarına, babalar oğullarına bu kadim lezzetin sırlarını öğretir.
Bağdan Kazana Uzanan Zahmetli ve Lezzetli Yolculuk
Ev yapımı pekmezin o eşsiz tadı ve kıvamı, arkasındaki büyük emekten gelir. Her aşaması özen ve sabır gerektiren bu süreç, en kaliteli üzümlerin seçilmesiyle başlar.
En Kaliteli Sultaniye Üzümleri Seçiliyor
Pekmezin kalitesini belirleyen en önemli faktör, kullanılan üzümün kalitesidir. Sarıgöllü üreticiler, pekmez için bağların en güzel, en tatlı ve tam olgunlaşmış Sultaniye üzümlerini özenle seçer. Toplanan bu seçkin üzümler, üretim sürecinin ilk ve en kritik adımını oluşturur.
Geleneksel Yöntemlerle Üzüm Suyu Çıkarılıyor
Bağlardan toplanan taptaze üzümler, önce bol suyla titizlikle yıkanarak toz ve topraktan arındırılır. Ardından temiz çuvallara doldurulan üzümler için geleneksel sıkma işlemi başlar. Ailenin erkekleri, temiz çizmelerle çuvalların üzerine çıkarak üzümleri ezer ve “şıra” olarak adlandırılan saf üzüm suyunu elde eder. Bu yöntem, üzümün çekirdeğinin ezilmeden suyunun çıkarılmasını sağlayarak pekmeze acı bir tat gelmesini önler.
Saatler Süren Kaynatma ve Sabır
Elde edilen şıra, bahçelerde odun ateşi üzerine kurulan dev bakır kazanlara aktarılır. Pekmez yapımının en meşakkatli kısmı burada başlar. Şıra, sürekli karıştırılarak saatler boyunca ağır ateşte kaynatılır. Bu uzun kaynatma süreci, şıranın içindeki suyun buharlaşmasını ve pekmezin o yoğun, koyu kıvamına ulaşmasını sağlar. Bu aşamada gösterilen sabır ve özen, pekmezin lezzetinin anahtarıdır.
Kış Sofralarının Şifa Deposu ve Enerji Kaynağı
Sarıgöl’de üretilen ev yapımı pekmez, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda sağlık faydalarıyla da öne çıkar. İçerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde doğal bir şifa kaynağı olarak görülür. Özellikle kış aylarında vücut direncini artırmak ve enerji vermek için tüketilir. Sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan pekmez, genellikle tahinle karıştırılarak sofralarda yerini alır.
Ancak kullanımı sadece kahvaltılarla sınırlı değil. Pek çok ev hanımı, rafine şeker yerine bu doğal tatlandırıcıyı kullanarak kekler, kurabiyeler ve çeşitli tatlılar hazırlıyor. habergrup olarak derlediğimiz bilgilere göre, bu doğal lezzet modern mutfaklarda da kendine yer buluyor.
El Emeğinin Değeri: Pekmezin Fiyatı Şaşırttı
Bu kadar zahmetli bir sürecin sonunda ortaya çıkan doğal ve katkısız pekmezin ekonomik bir değeri de bulunuyor. Üreticiler, kendi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra arta kalan pekmezi özel siparişlerle satarak aile bütçesine katkıda bulunuyor. Bu yıl Sarıgöl’de ev yapımı Sultaniye üzümü pekmezinin litre fiyatının 400 TL ile 500 TL arasında değiştiği belirtiliyor.
İlk bakışta yüksek gibi görünen bu fiyat, aslında harcanan emeğin, kullanılan kaliteli hammaddenin ve ürünün tamamen doğal olmasının bir karşılığıdır. Endüstriyel ürünlerin aksine hiçbir koruyucu veya katkı maddesi içermeyen bu el emeği göz nuru ürün, sağlık ve lezzet arayanlar için paha biçilmez bir alternatif sunuyor.
